Yaz aylarının en sevilen lezzetlerinden biri olan dondurma, içerdiği protein, kalsiyum ve diğer besin öğeleriyle besleyici özellik taşıyan bir süt ürünüdür.
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) de dondurmanın yalnızca yaz aylarında tüketilen mevsimlik bir ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Her yıl Temmuz ayının üçüncü pazarı, ABD’de Ulusal Dondurma Günü (National Ice Cream Day) olarak kutlanıyor. Bu özel gün, yıllar içinde birçok başka ülkede de benimsenerek dondurmanın kutlandığı uluslararası bir nitelik kazandı ve Dünya Dondurma Günü, Uluslararası Dondurma Günü gibi isimlerde anılmaya başladı. Dondurmanın yalnızca yaz aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olmadığını, aynı zamanda süt ürünleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatmayı da amaçlayan Dünya Dondurma Günü, 2026 yılında 19 Temmuz’da kutlanacak.
Kaliteli süt, modern üretim teknolojileri ve güvenli üretim süreçleriyle üretilen dondurma; çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir tüketici kitlesinin severek tükettiği ürünler arasındadır.
Dengeli ve çeşitli beslenmenin bir parçası olarak uygun porsiyonlarda tüketildiğinde, sütten gelen besin öğeleri sayesinde günlük besin ihtiyaçlarına katkı sunabilir. Uluslararası beslenme kaynaklarına göre dondurma, yaklaşık 65 gramlık bir porsiyonda (yaklaşık 2 top) günlük kalsiyum ihtiyacının yaklaşık %10’unu ve fosfor ihtiyacının yaklaşık %6’sını karşılar.
ASÜD Genel Sekreteri Burhan Sakkaoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Dondurma, birçok tatlının aksine, süt içeriği sayesinde protein, kalsiyum ve fosfor gibi besin öğelerini de içeren bir süt ürünüdür. Modern üretim tesislerinde hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde üretilen ambalajlı dondurmalar, yılın dört mevsiminde güvenle tüketilebilecek ürünler arasında yer almaktadır.”
Dondurma dört mevsim tüketilebilir
ASÜD’e göre, dondurmanın yalnızca sıcak havalarla özdeşleştirilmesi doğru bir yaklaşım değil. Dünyanın birçok ülkesinde dondurma yıl boyunca tüketilen bir ürün olarak öne çıkarken, Türkiye’de de tüketim alışkanlıklarının bu yönde değişmeye başladığı görülüyor.
Meyveyle, kuruyemişlerle veya farklı tatlı tarifleriyle birlikte tüketilebilen dondurma; yalnızca serinlemek amacıyla değil, yıl boyunca farklı tüketim alışkanlıklarının da bir parçası olarak tercih edilebilir.
Türkiye dondurmada güçlü üretici ve ihracatçı ülkeler arasında
Türkiye, sahip olduğu süt üretim altyapısı ve gelişmiş işleme sanayisi sayesinde dondurmada önemli bir üretim kapasitesine sahip bulunuyor. TÜİK’in 2024 yılı verilerine göre Türkiye genelinde dondurma imalatı yapan 919 tesis faaliyet gösteriyor.
Avrupa Birliği’ne ihracat onayına sahip 43 süt ürünleri tesisimizden 8 tanesinde dondurma üretimi de yapılmaktadır.
Türkiye dondurma dış ticaretinde net ihracatçı konumunda bulunuyor. TÜİK Genel Ticaret Sistemi verilerine göre 2025 yılında Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatı 523 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 72,8 milyon dolarlık bölümünü dondurma ihracatı oluşturdu. Böylece dondurma, toplam süt ve süt ürünleri ihracatının yaklaşık %13,9’unu oluşturarak sektörün önemli ihracat kalemlerinden biri olmayı sürdürdü. Aynı dönemde dondurma ithalatı 12,7 milyon dolar seviyesinde kaldı.
2015-2020 döneminde 50 milyon doların altına seyreden dondurma ihracatı 2021 yılında önemli bir artışla 55,3 milyon dolara ulaşmış, 2022 yılında yine büyük bir artışla 75,6 milyon dolara yükselmiş, 2023 yılında da aynı seviyede gerçekleşmiştir. 2024 yılında küçük bir düşüş yaşasa da dondurma ihracatı 2025 yılında 70 milyon dolar eşiğini tekrar geçmeyi başarmıştır.
2025 yılında en fazla dondurma ihracatı yapılan ülkeler Irak, ABD, KKTC, Kosova ve Kazakistan olurken, toplamda 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirildi.
2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen 23,5 milyon dolarlık ihracat ise uluslararası pazarlardaki talebin devam ettiğini göstermektedir.
Coğrafi işaretli dondurmalar da kültürel mirası yaşatıyor
Türkiye’nin köklü dondurma kültürü, coğrafi işaret tescilleriyle de korunuyor. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Maraş Dondurması, Görele Dondurması, Adana Bici Bici ve Nazilli Kar Helvası tescilli coğrafi işaretler arasında yer alırken, çeşitli yöresel dondurma türleri için başvuru süreci devam ediyor.
Küresel pazarda büyüme sürüyor
Küresel dondurma pazarı büyümeye devam ediyor. 2025 yılında dünya dondurma pazarının yaklaşık 122 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı tahmin edilirken, 2024 yılında dünya dondurma ticareti yaklaşık 6,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Dünya dondurma pazarının büyüklüğü ile uluslararası ticaret hacmi farklı kavramları ifade eder. 122 milyar dolar küresel pazarın toplam büyüklüğünü, 6,2 milyar dolar ise ülkeler arasındaki dondurma ticaretini gösterir.
Küresel ihracatta Almanya, Fransa ve Belçika ilk sıralarda yer alırken, Avrupa Birliği ülkeleri dondurma ticaretinin lider konumunu koruyor.
Dünya genelinde tüketicilerin beklentileri de değişiyor. Lezzetin yanında ürün kalitesi, farklı içerikler, fonksiyonel ürünler ve sürdürülebilir üretim uygulamaları giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin güçlü süt sanayisi ve üretim altyapısıyla uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Güvenilir üretim tüketici için en önemli kriterlerden biri
ASÜD, dondurma tercih edilirken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenen kayıtlı işletmelerde üretilen, gıda güvenliği standartlarına uygun ambalajlı ürünlerin tercih edilmesinin önemine de dikkat çekiyor. Sakkaoğlu, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Sektör olarak hedefimiz, dondurmayı tüketicilerin gözünde sadece yaz tüketilen bir ürün olmaktan çıkarıp, yılın her döneminde güvenle tercih edilen bir süt ürünü haline getirmek. Bunun yolu da kayıtlı, denetlenen ve yüksek kaliteli üretim yapmak ve tüketici güvenini sürekli güçlendirmekten geçiyor. ASÜD olarak üyelerimizle birlikte bu dönüşümü sürdüreceğiz.”
(3)
![]()


















