ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 7 Ocak 2026 tarihinde 2025-2030 Amerikan Beslenme Rehberi’ni (Dietary Guidelines for Americans) açıkladı. Rehberde, özellikle protein ve süt ürünleri sağlıklı bir beslenmenin temelini oluşturuyor.
Açıklanan rehberle ABD’deki federal beslenme politikası önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Rehberi basına tanıtan yetkililerin açıklamaları, uzun yıllardır uygulanan düşük yağ ve kısıtlayıcı beslenme yaklaşımlarının yerini, besin değeri yüksek, doğal ve tam gıdaları merkeze alan yeni bir perspektife bıraktığına işaret ediyor.
“Dönüm noktası” olarak tanımlanan politika değişimi, özellikle süt ve süt ürünlerinin ulusal beslenme ve sağlık stratejisinde yeniden güçlü bir konum kazanması açısından dikkat çekici. Yeni rehber süt, yoğurt ve peynir gibi ürünleri; protein, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bağlamında temel besin kaynakları arasında değerlendiriyor.
Sağlıklı beslenmenin temeli: Süt ürünleri
Yeni beslenme rehberindeki en dikkat çekici unsurlardan biri, yağ oranına bakılmaksızın süt ürünlerinin sağlıklı diyetin bir parçası olarak kabul edilmesi. Tam yağlı süt ve süt ürünleri de artık yetkililerce resmi olarak tavsiye edilen gıdalar arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, son yıllarda yayımlanan ve süt yağının kardiyometabolik sağlık üzerindeki etkilerini yeniden değerlendiren bilimsel çalışmalarla paralellik gösteriyor.
ABD’de obezite, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların artışına dikkat çeken Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) yetkilileri, çözümün “daha az yemek” değil, “daha doğru besinleri tüketmek” olduğuna dikkat çekiyor. Bu çerçevede, başta süt ürünleri olmak üzere yüksek kaliteli protein kaynakları sağlıklı yaşam ve bağışıklık sistemi açısından stratejik gıdalar olarak öne çıkıyor.
Trump yönetiminin sağlık ve beslenme planının bir parçası
ABD süt sektörü yeni beslenme rehberini güçlü bir şekilde destekliyor. Uluslararası Süt Ürünleri Derneği (IDFA), yeni rehbere ilişkin yayımladığı bir bültende, rehberin süt ürünlerinin beslenme bilimi içindeki yerini net biçimde teyit ettiğini ve tüketiciler için bilimsel veriye dayalı bir yol haritası sunduğunu belirtiyor. IDFA’ya göre bu yaklaşım hem halk sağlığına hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak.
Politik açıdan bakıldığında ise bu adım, Donald Trump’ın 2. kez başkan seçildiği dönemde şekillenen “ulusal sağlığı ve yerli üretimi destekleme” söylemi çerçevesinde değerlendirilebilir. ABD’de federal kurumlar, çiftçilerin ve süt üreticilerinin ülkenin gıda güvencesinde oynadığı role daha fazla vurgu yapıyor.
Açıklanan yeni beslenme politikası sadece ABD için değil, küresel gıda ve beslenme politikaları açısından da önemli bir referans noktası. Bilimsel verilere dayalı bu yaklaşımın, diğer ülkelerin halk sağlığı ve beslenme politikalarında da yer bulması muhtemel.
Kılavuzun detayları
Kılavuz, beslenme ve sağlık alanındaki araştırma sonuçlarını sade ve esnek bir anlayışla yansıtıyor. Öneriler, şu başlıklar altında toplanıyor:
- Her öğünde yeterli protein alımı
- İlave şeker içermeyen tam yağlı süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi
- Gün boyunca sebze ve meyve tüketilmesi (Mümkün olduğunca bütün ve işlenmemiş formlar)
- Et, deniz ürünleri, yumurta, kuruyemiş, zeytin ve avokado gibi tam gıda kaynaklı sağlıklı yağların beslenmeye dahil edilmesi
- Tam tahılların tercih edilmesi ve rafine karbonhidratların ise belirgin şekilde azaltılması
- Yüksek derecede işlenmiş gıda, ilave şeker ve yapay katkı maddelerinin sınırlandırılması
- Yaş, cinsiyet, vücut yapısı ve fiziksel aktivite düzeyine göre kişiye uygun porsiyon miktarlarının benimsenmesi
- Hidrasyonu (vücudun su dengesi) desteklemek amacıyla su ve şekersiz içeceklerin tüketilmesi
- Genel sağlık için, alkol tüketiminin sınırlandırılması
Kılavuzda ayrıca bebek ve çocuklar, ergenler, hamile ve emziren kadınlar, ileri yaştaki bireyler, kronik hastalığı olanlar ile, vejetaryen ve vegan bireylere yönelik özel beslenme önerileri yer alıyor.
(11)












